| | Üretsiz Blog oluştur
YeReL SeÇiMe DoĞRu BeLeNRSSYorum RSS

Röportaj 

Dünkü Konuğumuz CHP Belen Belediye Başkan Adayı Sabriye Erdener Uçum Oldu

Günaydın sevgili okuyucularım, nasılsınız? Dün konuklarımız vardı. CHP Belen Belediye Başkan Adayı Sabriye Erdener Uçum, CHP Belen İlçe Başkanı Fevzi Yüksel başkanlığındaki Belen ilçe yönetimi, Kadın Kolları üyeleri ve CHP İl Genel Meclis Üyesi Belen 1. sıra adayı Sayın Ahmet Darıcı’dan oluşan bir grup.
Gazetedeki kabul salonunda ağırladığımız konuklarla söyleştik. Konuklarımızın amacı basın üyeleri ile tanışmak,  kendilerini tanıtmak yapacaklarını anlatmak. Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Sayın Rızkullah Terbiyeli ve Yazı İşleri Müdürümüz İlyas Terbiyeli ve diğer arkadaşlarla çeşitli konularda söyleşirken, ben toplantıya sona ermek üzereyken yetiştim. Hemen özür dileyip kendimi tanıttım. CHP Belen Belediye Başkan Adayı Uçum hanımefendi, hararetli-hararetli anlatıyordu, kazandıkları zaman hayata geçirmeyi planladıkları projelerini…
Sayın Uçum, orta yaşta, dinamik, inançlı, ilkeli, anlayışlı ve cesur bir öğretmen, Belediye başkanlığına yani halkın hizmetine talip bir anne. Ve bir kadın ve bir Belen vatandaşı. Yani bir eş. Dört  temel dayanak…
Öğretmenlik kutsal bir meslek… Geleceğimiz olan çocuklarımızın temel taşlarının yerli yerine oturmasını sağlayan, hayata hazırlayan, sonrada eğiten, öğretendir. Bir öğretmen emekli olana dek binlerce öğrenciye emek verir, kendinden bir şeyler aktarır. Örnek olur. Ayna olur. Ve bütün bunları yaparken, kendisi de büyür tecrübe edinir, insan karakterini çözer. Ve yalnızca öğrencileri değildir sorumlu olduğu, o ailelerle de ilgilenir, sorunlarını didikler, onlara icabında maddi yardım yapmağa ya da onları anlamağa çalışır. Bu sayede hem psikolog, hem de  sosyolog, hem de ekonomist olur. (halkın içinde iseniz, ekonomik sıkıntılarını kesinlikle bilirsiniz çünkü sizde onlardansınız) Ve cesurdur, savaşır ilkeleri için, boyun eğmez, doğrularından, Atatürk ilkelerinden ödün vermez. Ve dünyayı içine alacak kadar geniştir yüreği, sevgisi sarar sarmalar.
Benim düşündüğüm ve gördüğüm öğretmenler tam böyleydi. Ve Sabriye hanımı görünce o öğretmenim demeden önce böyle olacağını sezinledim. Duruşundan, konuşmasından, tavırlarından, inancından ve sade görünüşünden ve orada bulunan bütün hanımlarda öyleydi. (kendimi acayip kokona gibi algıladım laf aramızda,  kuzenimin nikâhına gideceğim demiştim ya azıcık kırmızılaşmıştım yani kendim değildim aslında görünen)
Ve öğretmenlik gibi bir meslekten gelmek idarelik için bir artı puandır bence. Ve kadın olmak… Kadın, annedir, babadır, arkadaştır, sevgilidir. Rüzgârlara karşı kendini eğilip bükülerek korur, kollar, erkeklerin aksine güçlü bir rüzgârla çıtırdayıp kırılmaz. Aile toplumun en küçük ve en büyük kavramıdır. Aileyi toplayan, kollayan, koruyan annedir. Tabi babada yardımcıdır ancak ağırlık kadındadır ve kadın bundan yüksünmez, korkmaz, ezilmez. Üzerine aldığı işi en güzel bir şekilde yapmak ister. Ve yapar. Düzgün aileler, düzgün toplumları yaratır, bir toplumda aile  kavramı çökmüşse, o toplumda çökmeğe mahkûmdur.
Aileler toplumun garantisidir bir yerde. Ve kadınlar işte o düzgün ailelerin temel taşıdır. Ve belediye başkanlığına gelmekte, bir aileye anne olmak gibidir, bir kadın için yaşı ne olursa olsun.
Yaş demişken. Sevgili Sabriye Hanım yaşının aslında biraz büyük olduğunu ima etti bu iş için ancak  biz onunla aynı düşüncede değiliz, çünkü her zaman  söylediğimiz gibi akıl yaşta değil baştadır.
Ve sevgili öğretmenimize sorduk. Yaşlı ve  bakıma muhtaç insanlar için bir şey düşünüyorlar mı diye bir bakım evi gibi. Antakya’da var bir tane ancak ihtiyaca yetmediği gibi duyumlar aldık.
“Evet” diyor. “Arkadaşlarla bunu da düşündük, bizde günün birinde böyle bir evde bakılmaya ya da sevgiye gereksinim duyabiliriz. Bu yüzden Soğukoluk sırtlarında bir arsa için çalışmalara başladık bile.”
“Sokakta kadın olmanızdan dolayı nasıl karşılanıyorsunuz, düşünün Belen gibi bir yerde, hem kadın hem de CHP kolay olmasa gerek?”
“Tabi. Kadın aday olmak çok büyük sorumluluk, ancak tepkiler her taraftan olumlu.”
Tam burada, Belen İlçe Başkanı Fevzi Yüksel bey, Belen’e kadın elinin değmesi gerektiğini söyleyerek  sevgili öğretmenimizi teyit edip yüreklendiriyor.
Ve adayımız, “Eğitimden geldiğim için Belen’de ilk hedefim maddi durumu iyi olmayanlara ücretsiz bir etüt merkezi”  diyerek beni de teyit ediyor. Yukarda söylediğim ekonomist olmalı önerisi babında. Ve devam ediyor; “En büyük eksikliği hissedilen dershane açmak. Belen’in sorunu çok! Yapılmayan altyapı, çocuk parkları, çevre düzenlemesi gibi belediye başkanı olarak asli görevlerimin yanında, Sarımazı’dan akan derenin ıslahı, yeri olmayan Pazaryeri sıkıntısını da çözmek. (bu da Mediş’e yarayacak, çok sıkıntı çekiyor Pazaryerinden sevgili arkadaşım)
Sadece Belen’in Belediye Başkanı Olacağım. Belen’e yakışan hizmeti görmediğim için başkanlığa adaylığımı koydum. Ben siyasetten değil, halkın içinden geliyorum! Halkın içinde olmayan başkan, halkın sorunlarını bilemez. Ben halkın içindeyim ve sorunlarını çok iyi biliyorum. Çünkü ben halkın içinden geliyorum. Emekli öğretmenim ve dimdik ayaktayım! Belediye başkanlığından gelecek paradan hiçbir beklentim yok. Benim parada da gözüm yok. Belediye başkanlığından gelecek maaşımı burs olarak gençlere vereceğim!” (İşte ancak bir anne ve bir öğretmen yemez yedirir, giymez giydirir ve elindekini sonuna dek paylaşır)
Ve devam ediyor sevgili Sabriye öğretmenimiz; “Ben bir Belen’li olarak Belen halkına verilmesi gereken haklarını vermeye geliyorum. Kendimden çok eminim! Seçilmem halinde herhangi bir partinin değil sadece Belen’in belediye başkanı olacağım” dedi.
CHP Belen Belediye Başkan Adayı Uçum, maaşlarını alamayan belediye işçilerinin de maaşlarının kesintisiz ödeneceğinin de altını çizdi. Ve biz bir kez daha bu özverili öğretmenimize saygıyla baktık. Onun bize vereceği daha birçok şey var ancak bizimde ona yardım etmemiz gerekir diye düşünüyorum ve yardım öneriyorum severek, ihtiyaç halinde bize döneceklerine söz veriyorlar.
Ve bu güzel toplantıyı iyi dileklerimizle bitirirken bir toplu resimle de  noktayı koyduk. Ve onlar başka ziyaretler için çıkarken bende nikâh için koşarak  nikâh dairesine gittim (belim incinmiş ve kırmızılara bürünmüşken nasıl başardıysam? Ama sevinç böyle bir şeymiş?)
Ve şimdilik sağlık ve sevgiyle kalın sevgili okuyucularım